Ağız ve Diş Sağlığı


Çocuk Diş Hekimliği

Süt dişleri normal dişlere oranla daha çok organik madde içerirler, bu nedenle çürümeye daha yatkınlardır, daha kolay ve hızlı çürürler.

Çocuklar, çürüğün erken döneminde görülebilen soğuk sıcak hassasiyeti ve hafif ağrı gibi sinyalleri zamanında yorumlayamazlar. Olayı ancak dayanılamayacak kadar ağrı olmasında fark ederler ki bu durumda çok geç kalınmış olabilir.

Çocuklar ağız bakımına yetişkinler kadar dikkat edemezler. Çocuğun el becerisi, merakı ve ebeveynin tutumu diş fırçalama alışkanlığını belirler.

Özellikle annelerin sıklıkla yaptığı bir hata da emzik ya da biberonu şeker, reçel vb. gibi gıdalara batırarak çocuklara vermeleri veya uyku aralarında şekerli süt, meyve suyu gibi gıdalara alıştırmalarıdır. Böylece beslenme düzensizliğinden dolayı dişler çürümeye yatkın hale gelir.

Çürüğü tamamen engelleyebilecek bir aşı ya da ilaç henüz geliştirilemedi. Ancak, çürük sayısını azaltmaya yönelik bazı malzemeler günümüzde kullanılmaktadır, bunlardan birisi; " fissür örtücü " dediğimiz malzemedir. Diş çürükleri genellikle azı ve küçük azı dişlerinin, çiğneyici yüzlerinde bulunan "fissür" adı verilen oluklarda başlar. Bahsettiğimiz malzemeyle olukların üzeri kapatılıp, o bölgeye mikrop, yemek artığı vs.' nin sızması engellenerek çürük başlaması önlenir. Bu işlem, 6 yaşından itibaren çıkan kalıcı azı ve küçük azı dişlerine de uygulanabilir.

Çürüğü engellemenin başka bir yolu da dişlerin çürüğe karşı direncini artırmaktır. Dişlere yüzeysel florür uygulanması suretiyle bu direnç kazandırılır.

  • Süt dişleri toplam 20 tanedir.
  • Süt dişlerinin aralarının açık olması normaldir. Bunun nedeni yerlerine gelecek daimi dişlere yer sağlamaktır.
  • Süt dişlerinde de çürük oluşabilir. Bu çürüklerinde mutlaka tedavi edilmesi gerekir.
  • Süt dişleri iltihaplanmış ise önce kanal tedavisi denenmeli, mümkün olmazsa diş çekilmelidir.
  • Süt dişleri zamanından önce çekilirse, alttan gelen daimi dişe yer kalmaz ve yer darlığı oluşur.

Dolayısıyla süt dişlerindeki çürükler tedavi edilmeli, "nasıl olsa yerine yenileri gelecek" yanılgısına düşülmemelidir.

Çocuklarda diş yaralanmaları

Çocuklarda dişlerin zarar gördüğü kazalarda zaman kaybetmeden müdahalede bulunulmalıdır. Çocuklardaki diş yaralanmaları, bazen kalıcı dişin tamamıyla yuvasından ayrılmasına sebep olabilir. Bu durumda çıkan diş ile birlikte acilen diş hekiminize gitmelisiniz. Bu esnada diş, bir bardak sütün içinde, eğer süt mevcut değilse, temiz bir su içinde muhafaza edilmelidir.


Bebeklerde ağız bakımı

Bebeklerin, en azından ilk dört ay anne sütü ile beslenmeleri ağız çevresindeki yumuşak doku ve kas fonksiyonlarının normal gelişimini sağlayacaktır. Anne sütünün yetersiz olduğu durumlarda fizyolojik başlıklı (damaklı, kesik uçlu) biberon kullanımı gerekir.

Bebekler 1 yaşından itibaren bardak ve kaşıkla beslenmeye alıştırılmalıdır.

Biberonla beslenme en fazla 2 yaşına kadar devam edebilir. Parmak emme yalancı emzik kullanma gibi alışkanlıklara 2 – 2,5 yaşına kadar izin verilebilir. Eğer parmak emme alışkanlığı mevcutsa, bunun sebebi araştırılarak 3 – 6 yaş arasında bu alışkanlık mutlaka giderilmelidir.

Solunum problemleri, çene gelişmesi üzerine olumsuz etki eder. Burundan değil de, sadece ağızdan soluma durumu mevcutsa (bu durum uykuda daha iyi anlaşılır) muhakkak kulak burun boğaz uzmanına danışılmalıdır.

Çocuklarda diş fırçalama ne zaman başlamalıdır?

Bebek 6-8 aylıkken, (yani ilk dişler ağızda göründüğünde) temizleme işlemi başlamalıdır. Sabah kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce dişleri (en azından çiğneme yüzeylerini) temiz bir tülbent ya da gazlı bezi ıslatarak silmek, temizlemek yerinde olur.

Diş fırçası kullanımına ise çocuğun arka dişlerinin çıkmasından sonra (ortalama 2,5 - 3 yaşında ) başlanması uygundur.

Bebeğimin dişleri sürer sürmez çürüdü. Nedeni ne olabilir?

Bebeklerde bazen dişlerin üzerinde sürer sürmez kahverengi lekeler oluştuğu ya da bu dişlerin kırılıp döküldüğü gözlenir. Aslında bu lekeler diş çürükleridir ve dişler de çürük nedeniyle kırılır. Bu kadar erken bir dönemde çürük oluşmasının nedeni de biberon çürüğü adı verilen çürüklerdir. Bebek beslenmesinde en önemli besin olan anne sütü ya da inek sütü doğal olarak şeker içerir. Gece yatmadan önce ya da uyku sırasında bebek anne sütü ya da biberon emerse süt ağızda birikerek mikropların dişleri çürütmesi için elverişli bir ortam oluşturur. Bu nedenle özellikle gece beslenmesi sonrası dişlerin temizliğine özen gösterilmelidir.

  • Bebeğinizin gece ağzında biberonla uyuma alışkanlığını önleyin.
  • Beslendikten sonra uyutmaya çalışın.
  • Biberondaki süte şeker, bal pekmez gibi tatlandırıcılar ilave etmeyin.
  • Bebek beslendikten sonra mutlaka su içirin.
  • İlk dişlerin sürmeye başlamasıyla gece ve sabah beslenmeleri sonrası temiz, ıslak bir tülbent ile dişlerini silerek temizleyin.

Biberon çürüğü önemli midir?

Biberon çürüğü görülen dişler tedavi edilmezse ağrı yapar ve iltihaplanır. İltihaplı ya da ağrıyan dişler bebeğin huzursuzlanmasına ve beslenme düzeninin bozulmasına neden olur. İltihap alttan gelecek kalıcı dişler de etkileyip şekillerinin bozuk olmasına yol açar.

Çocuklarda hangi diş macunu ne kadar kullanılmalıdır?

Bebeklik döneminde ve üç yaşına kadar çocuklarda diş macunu kullanımı önerilmez. Diş macunu kullanımına üç yaşından sonra başlanmalıdır. Ancak reklamlarda gördüğünüz gibi 3-5 cm. değil, bir leblebi kadar macun fırçalama için yeterli olacaktır.

Diş macunu kullanımına başlandığı dönemde, florürlü diş macunlarından herhangi biri tercih edilebilir. Önemli olan çocuğun seçilen macunun tadını sevip istek duymasıdır.

Fırçalama işleminde macundan çok, etkili bir fırçalama işleminin önemli olduğunu unutmamak gerekir.

Çocuk dişlerinde acil durumlar

  • Diş Ağrısı: Ağrıyan dişin çevresini temizleyin. Ilık tuzlu su ile gargara yaptırın ve eğer varsa sıkışmış yiyecek artıklarını diş ipi ile uzaklaştırın. Asla dişin üzerine aspirin ya da benzeri ilaçlar koymayın. Çocuğunuza daha önce de denemiş olduğunuz bir ağrı kesici verin ve en kısa sürede bir diş hekimine götürün.
  • Isırılmış Dudak- Dil-Dudak-Yanak: Yaralı bölgeye buz koyun. Eğer kanama varsa, temiz bir gazlı bez ile hafifçe basınç uygulayın. Kanama 15 dakika içinde durmazsa diş hekiminize başvurun.
  • Diş Tümüyle Çıkmışsa: Dişi bulun. Köküne mümkün olduğunca dokunmadan alın. Diş hekimine gidene kadar dişi saklamak için en ideal ortam süttür. Temiz bir kapta sütün içinde koruyarak en kısa sürede diş hekiminize gidin.
  • Süt veya Sürekli Dişlere Travma: Hiç zaman kaybetmeden diş hekiminiz ile temasa geçin. Travmalardan sonra her kaybedilen saat oluşan hasarı büyütmektedir.
  • Diş Hekiminize Ulaşana Kadar: Yarayı ılık su ile temizleyin. O bölgeye soğuk kompres uygulayın. Varsa Kırık diş parçalarını saklayın.

Cerrahi

20 YAŞ DİŞ ÇEKİMİ

20 yaş dişleri (akıl dişleri) en fazla soruna neden olan dişlerdir. Çenede yeterli alan olmadığı durumlarda 20 yaş dişleri gömük ya da yarı gömük kalır ve aniden yüzde şişmeye, çenelerin kilitlenmesine ya da şiddetli bir ağrıya sebep olurlar. Bu nedenle 20 yaş dişlerinin mutlaka kontrol edilmesi ve gerekli ise çekilmesi önemlidir.

Genç yaşlarda yapılan operasyonlar teknik olarak daha kolaydır ve iyileşme daha çabuk olur.

20 Yaş Dişlerinin Çekilme Nedenleri?

ÇÜRÜK:20 yaş dişinin pozisyonundan dolayı o dişte veya komşu dişte çürük görülebilir.

  • DİŞ ETİNDE ENFEKSİYON: 20 yaş dişinin tam çıkmadığı durumlarda yemek artıkları ve bakteriler 20 yaş dişinin çevresindeki diş etinin altına girerek enfeksiyona neden olur. Bunun sonucunda ağız kokusu, ağrı, yüzde şişme ve ağız açıklığında azalma görülebilir. Enfeksiyon lenfler aracılığı ile yanak ve boyuna doğru yayılabilir.
  • BASINÇ AĞRISI: Sürmeye çalışan 20 yaş dişinin komşu dişlere basınç yapmasından dolayı ağrı olabilir. Bazı vakalarda bu basınçtan dolayı dişlerde aşınma olur.
  • ORTODONTİ: Pek çok genç hasta dişlerindeki çapraşıklıkları düzelttirmek için ortodontik tedavi görmektedir. 20 yaş dişleri sürerken yer darlığı nedeniyle özellikle ön bölgede diş çapraşıklıklarının artmasına neden olur.
  • PROTEZ: Total protez kullanan hastalarda gömük 20 yaş dişleri sürmeye başlarsa protezde uyumsuzluk, vuruk ve kullanamama problemlerine sebep olabilirler. Bu yüzden total protez yapılacak hastalarda da panoramik röntgen incelemesi büyük önem taşır.
  • KİST OLUŞUMU: Gömük ya da yarı gömük 20 yaş dişinin çevresindeki yumuşak dokuda kist oluşabilir. Bu kist ve dişin alınması, ileride oluşabilecek kemik ve komşu diş harabiyetini önleme açısından büyük önem taşır. Nadiren de olsa kistin içinde tümör gelişebilir veya kistin aşırı büyümesine bağlı olarak çenede spontan kırıklar meydana gelebilir.

OPERASYON SONRASI DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

  • Çekim ve operasyon yapıldıktan sonra, 30 dk. çekim yerine veya operasyon bölgesine konulmuş olan tamponu çıkartmayınız. Tampon alındıktan sonra kanama devam ediyorsa yeni bir tane koyunuz.
  • Çekim veya cerrahi girişim sonrası anestezinin etkisi geçmeden herhangi bir gıda maddesi yemeyiniz.
  • 24 saat diğer tarafla çiğneme yapınız, çekim yerini kurcalamayınız. Yoksa ağrı, enfeksiyon veya kanama gelişebilir
  • 12 saat boyunca sigara içmeyiniz. Sigara kanamayı arttırır ve yara yerinin daha geç iyileşmesine sebep olur.
  • Diş çekimini takiben hafif bir şişlik ortaya çıkabilir. Cerrahi operasyonlardan sonra daha belirgin bir şişlik olabilir. Oluşan şişliği minimale indirmek için operasyon yapılan bölgeye ilk gün 10 dk. aralıklarla dışarıdan buz kompresi yapılması önemlidir.
  • İlk 24 saat, her iki saatte bir ılık tuzlu suyla gargara yapınız
  • Tükürülmemelidir yoksa kanama artar ve pıhtı yerinden oynayabilir
  • Operasyon yapılan tarafta yüzde renk değişikliği olabilir. Bu 1 hafta -10 gün içinde geçer.
  • Reçete verilmişse, tarif edildiği şekilde kullanınız. İlaca bağlı rahatsızlığınızı, olursa, doktorunuza bildiriniz.

APİKAL REZEKSİYON (Kök ucundaki iltihaplı dokunun alınması)

Apikal rezeksiyon, dişin kemik içinde bulunan kök ucundaki iltihaplı kısmın cerrahi olarak alınmasıdır.

Kök ucunda, iltihaplı bir alan görüldüğünde ilk yapılacak işlem kanal tedavisidir. Fakat bazen kanal tedavisi bu iltihabın giderilmesinde tek başına yeterli olamaz ve hastanın şikayetleri devam eder. Böyle bir durumla karşılaşınca cerrahi olarak hasarlı dokunun ve kök ucunun alınması gerekir.

HEMİSECTION

Çok köklü dişlerde, hasarlı olan kökün alınması işlemidir. Daha sonra kalan sağlam kökün veya köklerin üzerine kuron restore edilerek dişin ağızda kalması sağlanır.

SERT (KEMİK) VE YUMUŞAK DOKU GREFTİ

KEMİK GREFTİ

Ağzının herhangi bir bölgesindeki diş veya dişlerini uzun zaman önce kaybetmiş kişilerde, resorbsiyon denilen proses işlemeye başlar. Rezorbsiyon kemik dokusunda azalma erime olarak tarif edilebilir.Eriyen kemik dokusu bazen estetik sorunlar oluşturabildiği gibi(ön bölge diş kayıplarında görülen çökme) bazen de implant operasyonları için kemiği yetersiz hale sokar veya sağlık açısından problemler doğurur(dişeti hastalıklarındaki kemik erimeleri). Rezorbsiyona uğramış bölgedeki eksilme birkaç yolla elde edilebilen kemik dokusu ile tekrar arttırılabilir. Küçük defektler için kemik bankalarında hazırlanan dondurulup kurutulmuş kemikler kullanılırken daha büyük defektlerde kişinin kendisinden(alınacak kemiğin büyüklüğüne göre) alınan kemik dokusu kullanılır. Kemik hücrelerinin canlı olduğu bu metotta başarı oranı daha yüksektir. Öte yandan kemik dokusunun alındığı bölgede de bir cerrahi işlem uygulandığından, operasyon alanları iki bölgeye çıkmaktadır. Her vaka için en ideali hastanın hekimi ile durumu ve alternatifleri konuştuktan sonra birlikte karar vermesidir.

YUMUŞAK DOKU GREFTİ

Bazı durumlarda kemik grefti yerleştirildiğinde üzerini örtecek ve iyileşmeyi sağlayacak yeterli dişeti dokusu bulunmaz. Ağızın başka yerlerinden (çoğunlukla damağın arka bölgesinden) alınan dişeti dokusu bu bölgeye getirilip dikilerek yumuşak dokuda bir artış elde edilir.

ODONTOJEN DİŞ TRANSPLANTASYONU

Pek çok nedenden dolayı azı dişlerini çekmek gerekebilmektedir. Böyle vakalarda eğer ağızda sürmemiş 20 yaş dişleri mevcut ise, bu 20 yaş dişleri çekilmiş olan azı dişinin yerine yerleştirilmektedir.

Protez

PROTEZ NEDİR?

Dişlerin ve çevre dokuların çeşitli nedenlerle madde kaybına uğradığı ya da tamamen yok olduğu, yani kaybedildiği durumlarda, onları onarmak ya da yerine konması için kullanılan, hazırlanmış materyallere protez adı verilir.

Protezin Amacı Nedir?

Protezde, hastanın kaybolan fonksiyonları tekrar kazandırılmaya çalışılırken, aynı zamanda bozulan konuşmasının da düzeltilmesi ve estetik görünümün de daha iyi olması amaçlanmaktadır. Böylelikle büyük oranda kaybedilen ağız sağlığı düzeltilirken toplum içinde eksik ya da harap olmuş dişlerle yaşamak zorunda kalan bireylerin psikolojik açıdan da desteklenmesi sağlanır. Çünkü bu şekilde yaşamlarını ( bir süre de olsa ) sürdürmek zorunda kalan bireyler, öncelikle gülmeyi unuturlar.

Bu da fonksiyonel bozuklukların yanı sıra, insanlarda kendine güven duygusunun zedelenmesine neden olur. Bu tip hastalara yapılan çeşitli protezlerle insanların yaşam kalitesinin yükseltilmesi amaçlanır.

Harap Olmuş Dişler Nasıl Korunur?

Yıllar boyunca insanların yemek yeme, çiğneme, yutkunma ve geceleri bazı nedenlerle diş gıcırdatmaları sonucunda, dişler farklı oranlarda aşınırlar. Ayrıca çürükler ve kaza sonucunda dişlerin bazı bölümlerinde kırılmalar oluşur. Bu gibi durumlarda, kron adı verilen protezler ile dişlerin kaybolan yapıları, tekrar yerine konur. Bu kronlar porselen, akril ya da diş hekimliği için özel olarak üretilmiş olan metal alaşımları kullanılarak yapılır. Diş hekimliğinde son dönemdeki gelişmeler bu yapıların son derece doğal görünmesini sağlayabilmektedir.

Dişlerin kaybedilmesi sonucunda yapılan protezler genel anlamda iki türlüdür:

  • Ağızda kalan dişlerin üzerine yapılan ve hasta tarafından çıkartılamayan kron, köprü gibi SABİT PROTEZLER
  • Hasta tarafından istenildiği zaman takılıp çıkartılabilen HAREKETLİ PROTEZLER

SABİT PROTEZLER

Dişte yapılan preperasyon sonrası alınan ölçülerden elde edilen modeller üzerinde hazırlanan yapıların, ağıza uyumlanarak, dişin üzerinde sabit olarak kalacak şekilde yapıştırılması ile oluşturulan protez çeşitleridir.

Sabit Protezlerin Avantajları

  • Protezler hasta tarafından çıkartılamadığı için gizlidir.
  • Genellikle hareketli bir protezden daha doğal ve estetiktirler.
  • Hareketli protezlerden daha iyi çiğneme sağlarlar.
  • Damağın arkasına ya da dilin altına uzanan protez materyali içermez.

Sabit Protezlerin Dezavantajları

  • Köprülere dayanak olacak sağlıklı komşu dişler prepare edilmek zorunda kalınır.
  • Potansiyel diş eti rahatsızlığı artar.
  • Dişeti çekilmesi gibi uzun zaman estetiğinde sorunlar oluşabilir.
  • Köprü etrafındaki bakterilerin toplanabileceği kısımlar yüzünden ağız hijyenini korumak zordur.
  • Birden fazla diş eksikliğinde, eksik alana en yakın dişlerin dayanak olarak kullanılması ile boşlukların telafi edildiği ve daimi olarak ağızda kalan yapılara köprü denir. Ancak, dayanak olarak kullanılacak dişler sağlıklı ve üzerlerine gelecek kuvvete dayanacak kadar da yeterli mesafede olmalıdır.

HAREKETLİ PROTEZLER

TOTAL (TAM) PROTEZLER Ağızda dayanak olarak alınacak hiç diş kalmamışsa, kuvvet iletimi, destek ve tutuculuk protezin doku yüzeyine oturmasıyla sağlanır. Tamamen doku destekli protetik uygulamalar total protez olarak adlandırılır Ağzındaki tüm dişlerini kaybetmiş hastalara total(tam) protezler uygulanabilir. Gelişen teknolojiyle birlikte total protezler artık dişsiz ağızlar için tek şans olmaktan çıkmıştır. İmplant uygulamaları sayesinde hiç dişi olmayan hastalara bile sabit protez alternatifleri sunulabilmektedir.

PARSİYEL(BÖLÜMLÜ PROTEZLER)

 

Kısmi diş eksikliğinde, akrilik ve metal kombinasyonu ile yapılan kroşe(kanca) adı verilen metal kısım ile dişe tutunmayı sağlayan hareketli protezlerdir. Tam ve bölümlü protezler eksik dişlerin tamamlanması, kaybolan fonksiyon, fonasyon ve estetiğin sağlanması ve ağızda kalan doku ve dişlerin sağlığının, devamlılığının korunması amacıyla yapılan apareylerdir. Total ve parsiyel protezlerin hareketli olması sebebiyle hasta tarafından yapılacak olan temizlik, hastanın ve protezin sağlığı açısından çok önemlidir. Hastaların protez kullanırken dikkat etmesi gereken noktalar şunlardır:

  • Her yemekten sonra protezlerin iç ve dış yüzeylerini bir diş fırçası ve sabun kullanarak fırçalayınız.
  • Protez temizliğinde özel olarak üretilen tablet ve solüsyonları üretici firmanın talimatlarına göre kullanabilirsiniz.
  • Protezlerinizi temizledikten sonra ağız içini ve dişiz kısımları da yumuşak bir diş fırçası yardımıyla temizlemek gerekir.
  • Protezlerinizi çıkardığınızda su dolu bir kap içinde saklayınız.
  • Belli aralıklarla düzenli olarak diş hekiminize kontrole gidiniz.

HASSAS BAĞLANTILI PROTEZLER

Hareketli protezlerde kroşe olarak adlandırılan ve protezin tutuculuğunu sağlamak için kullanılan metal parçaların yerine kullanılan sisteme hassas tutucu denir. Dişsiz bölgenin önündeki dişler kaplamadaki gibi işlemlerden geçirilerek hassas tutucuların sabit parçası bu dişlere yapılan kaplamaya sabit olacak şekilde döküm olarak yapılır. Hareketli parçada yapılacak olan hareketli protezde yer alır. Kroşeler dışında hareketli parça, hareketli protezde tarif edildiği şekilde yapılır.

Bu protezlerin en büyük avantajı; estetik ve tutuculuğun daha iyi olmasıdır ayrıca kroşelerin yol açabileceği yiyecek birikimleri sonucu ortaya çıkacak çürük ve diğer problemlerin oluşması önlenmiş olur.

Ortodonti

Ortodonti, dişler ve çenenin normal yapısı, gelişimi, meydana gelen düzensizlikler ve tedavileri ile ilgilenen diş hekimliği dalıdır.

ORTODONTİNİN KAPSAMI

  • Süt dişleri döneminde uygulanarak, var olan parmak emme, uzun süreli emzik ve biberon kullanımı, tırnak yeme vs. gibi alışkanlıklara bağlı çıkan sorunları ortadan kaldırır. Böylece iskeletsel olarak kalıcı bozuklukların oluşmasını engeller.
  • Karışık dişlenme döneminde(hem süt hem de kalıcı dişlerin ağızda bulunduğu dönem)süt dişlerinin erken kayıpları ve alttan gelen sürekli dişlere rehberlik edememesi durumunda oluşan yer darlıklarının giderilmesini sağlar. Alt ve üst çene gelişiminin birbiriyle uyumlu gelişmesine yardımcı olur.
  • Kalıcı dişler döneminde dişsel bozuklukların düzeltilmesi ile ilgilenir.
  • Dişeti hastalıkları nedeniyle , doğuştan veya sonradan kaybedilen dişlere bağlı olarak ortaya çıkan düzensizliklerin tedavisi de ortodontinin kapsamına girer.

ORTODONTİK TEDAVİ NE KADAR SÜRER?

Ortodontik sorunun şiddeti , tedavi süresini etkilemekle birlikte ortalama 2 yıldır..

ORTODONTİK TEDAVİNİN FAYDALARI NELERDİR?

Çapraşıklıklardan dolayı dişlerin temizlenmeleri güçleşir, bu nedenle çürükler ve dişeti hastalıkları oluşur. Ortodontik tedavi bu riski ortadan kaldırır.

Alt ve üst dişlerin birbirleriyle uyumlu bir kapanış içinde olmaması, bazı dişlerin daha fazla kuvvete maruz kalması, bu kuvvete bağlı olarak dişlerde ve çene ekleminde problemler oluşmasına sebep olur. Ortodontik tedavi bunu engellemiş olur.

NE ZAMAN ORTODONTİSTE GİDİLMELİDİR?

İskeletsel bozuklukların erken yaşlarda düzeltilmesi gerekir. Erken yaşlarda ortodontiste gitmek tedavinin hemen başlayacağı anlamına gelmez ancak bu şekilde çocuk kontrol altına alınmış olup en uygun zamanda müdahale edilebilir.

Sadece dişsel bozuklukların tedavisi her yaşta yapılabilir.

Yetişkinler de ortodontik tedavi yaptırabilir ancak tedavi süresi uzayabilir. Eğer yetişkinlerde iskeletsel bozukluklar mevcutsa bunlar cerrahi yolla düzeltilebilir.

ORTODONTİK TEDAVİ NASIL YAPILIR?

Sabit ve hareketli tedavi diye ikiye ayrılır:

Sabit ortodontik tedavi: dişler üzerine metal yada porselen braket denilen apareyler yapıştırılır. Bunların üzerinden geçen tele uygulanan kuvvetlerle dişler hareket ettirilerek yerleri ve pozisyonları düzenlenir.

Hareketli ortodontik tedavi: hastanın kendisinin takıp çıkarabildiği, çapraşıklığın nedenine göre değişik fonksiyonlar uygulatan apareyler kullanılarak yapılır. Genellikle 6-12 yaş arası çocuklarda uygulanır.

ORTODONTİK TEDAVİ SIRASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

  • Tedaviye başlamadan önce ağızda gerekli tedaviler yapılmalı, dişler ve dişetleri sağlıklı hale getirilmeli.
  • Tedavi sırasında da ağız hijyeni çok önemlidir. Hareketli apareyler yemek sırasında çıkartılmalı, yemekten sonra hem dişler hem de aparey fırçalanıp tekrar takılmalıdır. Sabit tedavide ise braketler yiyecek artıklarının birikmesi için çok elverişli olduklarından her yemekten sonra özenle fırçalama yapılmalıdır.
  • Ortodontik tedavi uzun süreli bir tedavi olup aylık kontroller halinde yapıldığından hasta istekli olmalı ve randevularını aksatmamalıdır.
  • Hekimin kontroller sırasında verdiği tavsiyelere mutlaka uyulmalıdır.
  • Kullanılan apareylerde kırılma, kopma, çıkma meydana geldiğinde zaman kaybetmeden hekime başvurulmalıdır. Bunlar tedaviyi olumsuz yönde etkileyebilir.
  • Dişlerin aldığı pozisyonu korumak amacıyla yapılan pekiştirme tedavisine mutlaka uyulmalıdır.

Laminate Kuronlar

Porselen laminate veneer; çok ince kalınlıkta, istenilen renk ,boy ve formlarda özel olarak yapılan porselen tabakasının dişlerden minimal aşındırma yapılarak ön yüzeyine yapıştırılma işlemidir. Bu yöntemde diğer porselen restorasyonlardan farklı olarak dişin tüm yüzeyi değil, sadece ön yüzeyi çok ince bir tabaka şeklinde aşındırılır.

HANGİ DURUMLARDA LAMİNATE VENEER UYGULANIR?

  • Renklenmelerde, diş beyazlatma gibi metodların yeterli olmadığı antibiyotik, flor lekeleri, kalıtsal yapı ve renk bozukluklarında,
  • Ön dişlerdeki aralıkların kapatılmasında,
  • Kırık ya da aşınmış dişlerin restorasyonlarında,
  • Rengi ve yapısı bozulmuş eski dolguların düzeltilmesinde,
  • Çapraşıklık ve eğri dişlerin düzeltilmesinde(ortodontik tedaviye alternatif olarak)

METAL DESTEKSİZ PORSELEN KURONLAR

Full porselen olarak da bilinen bu sistemler; güçlendirilmiş porselenden yapılırlar. Alt yapı olarak metal kullanılmaz. Özellikle ön grup dişlerde tercih edilirler.

Metal alt yapılı protezlerden farklı olarak dişe mekanik tutunmanın yanı sıra kimyasal olarak da yapıştıkları için tutuculukları daha fazladır.

  • Doğal dişler gibi ışığı geçirme özellikleri olduğundan, doğal bir görüntü ve estetik sonuçlara ulaşılır.Metal destekli protezler farklı ışıklar altında(disko,fotoğraf makinesi flaşı.)ışığı geçirme özellikleri olmadığından boş bir görüntü verirken full porselenlerde bu görülmez.
  • Protezin dişeti ile birleştiği bölgede metalin gri yansıması olmaz.
  • Dişetlerinin çekildiği durumlarda doğallığını korur.
  • Bazı durumlarda metale karşı oluşabilecek alerjik durumlar görülmez.

METAL DESTEKSİZ ZİRKONYUM ESASLI KÖPRÜLER

Bu sistemde alt yapı olarak metal yerine beyaz renkli zirkonyum alaşımı kullanılır. En büyük avantajı; ulaştığı yüksek dayanıklılıkla arka bölgelerde de estetiği yakalamaktır.

ESTETİK DOLGULAR

Estetik dolgular, hazırlanan kavitelere tabakalar halinde yerleştirilerek ışık ile sertleştirilirler. Daha sonra dişe göre şekillendirilip düzenlenirler.En büyük avantajları; estetik olmalarıdır. Ayrıca bu dolgular dişe hem mekanik hem kimyasal olarak bağlandıklarından diş dokularını destekler, kırılmaları ve sızıntıları engellerler.

Kompozit dolgular yalnızca çürükleri restore etmek için değil, dişlerin rengini ve biçimini değiştirerek kozmetik etki de gösterirler.

Bu materyallerle ön dişlerdeki büyük defektler restore edilebilmektedir. Ne kadar iyi polisaj yapılmış olsa da zaman içinde boya verici yiyecek ve içeceklerle renklerinin değişebileceği unutulmamalıdır.

İmplant

İmplant (Diş Ekme) Nedir?

İmplant günümüzde doğal dişlere en yakın alternatiftir. İmplant yapılan diş, geleneksel köprü ve protezlere göre daha iyi konuşma ve çiğneme fonksiyonu sağlar. İmplant yöntemi yüzünüzde doğal bir görünümü de beraberinde getirir. Bugün implant’ ın, 21. yüzyılda üzerinde en çok çalışılacak olan diş tedavi şekli olduğu anlaşılmaktadır. Doğru teşhis, yeterli bilgi, tecrübe ve ekipmanla uygulandığında diş implant’ı, hasta ve hekim açısından başarılı sonuçlar verebilen bir tedavi şeklidir. Kısaca implant, eksik olan dişlerin fonksiyon ve estetiğini tekrar sağlamak amacıyla çene kemiğine yerleştirilen ve uygun malzemeden yapılan yapay diş köküdür.

İmplant’ların  Çeşitleri Var Mıdır? 

Evet. Seri kullanıma girdikten sonra değişik implant tipleri üretilmiştir. Ancak günümüzde en popüler olan implant tipi ‘vida’ şekilli olanlardır.

Her Hastaya İmplant Uygulanabilir Mi?

İmplant vidaları, belirli kalınlığı ve genişliği olan yapılardır. Bu nedenle implant konulması öngörülen bölgede, çene kemiğinin, bu implant vidasını kabul edecek yükseklik ve genişliğe sahip olması gerekmektedir. Var olan kemiğin kalitesi de implant başarısını etkileyen faktörlerden birisidir. Ayrıca tedaviden önce ve implant ağızda kaldığı sürece dişetlerinin tamamen sağlıklı olması gerekmektedir. Hastanın genel sağlık durumu iyi olduğu sürece implant uygulamasını engelleyecek bir üst yaş limiti yoktur ancak kemik gelişimi tamamlanmamış çok genç hastalara uygulanması tercih edilmeyebilir.

İmplant Yerleştirilirken Acı Duyar Mıyım?

Uygun anestezi yöntemlerinin uygulanması durumunda hayır. Operasyon sırasında hasta tercihine göre genel ya da lokal anestezi kullanılabilir. Genellikle implant’ın yerleştirildiği akşam duyulabilecek ağrı basit ağrı kesiciler ile giderilebilir. Birçok hasta bu ağrının normal diş çekiminden sonra duyulan ağrıdan farklı olmadığını belirtmektedir. Tedavinin problemsiz tamamlandığı vakalar da implantların varlığını bile hissetmeyecek kadar rahat olursunuz.

İmplant’ lar Yerleştirildikten Hemen Sonra Protezler Takılabilir Mi?

Hayır. Implant’ ların kemik ile tam birleşmesini (Osteointegration) sağlamak için iyileşme dönemi olan ilk 3-6 ay boyunca implant üstüne gelen yüklerin en aza indirgenmesi gerekir. Ancak doktorunuz bu iyileşme süresinde size uygun bir geçici protez yaparak sizin fonksiyonunuzu iade edecektir.

İmplant’ ların Temizliği Önemli Midir?

Evet. Hem de çok önemlidir. İmplant’ ların ağız içindeki yabancı cisimler olduğu düşünülürse temizliklerinin en az kendi dişleriniz kadar hatta daha da önemli olduğunu takdir edersiniz. İmplant’ ların temizlikleri belli bir öğrenme süreci gerektirse de, zor değildir. Ancak bu iş için yeterli zamanı ayırmanız gerekmektedir. Unutmamanız gereken şey, bu tip bir tedavinin başarılı olması için gerekli en önemli faktörün düzenli ağız bakımı olduğudur.

İmplantların Üzerine Protez Nasıl Yerleştirilir?

İmplant’ lar üzerine yapılacak protezler vakanın özelliğine göre değişik tipte olabilir. Yani bunlar kolayca temizlenmesi amacı ile hasta tarafından çıkartılabilecek şekilde olabileceği gibi ancak diş hekimi tarafından çıkartılabilecek şekilde de planlanabilir.

Her iki planlamanın da avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır ve sizin için uygun olan tasarımı hekiminiz tedaviniz başlamadan önce size anlatacaktır.

Eksik Her Diş İçin ‘Bir’ İmplant Gerekir Mi?

Hayır. Eğer eksik diş sayısı ‘1’den fazla ise implant uygulanacak bölgeye bağlı olarak tek bir implant 2 ya da 3 diş yerine hizmet verebilir.

İmplant Vidası Kemik İle Kaynaşmaz İse (Osseointegre Olmaz İse) Ne Olur?

Doğru implant ve yöntem kullanılması durumunda böyle bir olasılık yok denecek kadar azdır. Bu tip bir başarısızlık genellikle cerrahi operasyonu takip eden ilk 6 ay içinde ortaya çıkar. Böyle bir durumda diş çekimi kadar kolay bir işlem ile implant yerinden çıkartılmalıdır. Bu bölgedeki kemiğin iyileşmesini takiben yeni bir implant konulabileceği gibi, klasik tip protezlerden birisi de tercih edilebilir. Ancak, genellikle, 2’den fazla implant konulan vakalar da arta kalan implantlar protezin de yeniden tasarlanması ile hizmet vermeye yeterli olmaktadır.

İmplant günümüzde doğal dişlere en yakın alternatiftir.

İmplant Yaptırmak Pahalı Mıdır?

Maalesef, evet. Kullanılan tüm malzemenin ithal olması ve sağlıklı implant üretimi için çok yüksek teknolojiye gereksinim duyulması tedavinin fiyatını belirlemektedir. Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlar nedeniyle döviz kurlarında gözlenen artışlar da tedavinin maliyetini olumsuz etkilemektedir. Ancak kesin fiyat uzman hekimlerimizin sizi muayene edip, bu tedavi şekli için uygun bir hasta olup olmadığınızı belirlemeleri ve istediğiniz protez şekline göre değişecektir. implant yerleştirme işleminin karmaşıklığı ve uzunluğu, hastanın diş sağlığı ve ihtiyaçlarına bağlı olarak değişir ve sonuç büyük bir yatırım olabilir.  Buna rağmen 350 hastaya implant yerleştirildikten sonra yapılan bir ankette, hastaların yaptıkları yatırımdan memnun kaldıkları ve gerekirse tekrar memnuniyetle yaptıracakları bulunmuştur.

İmplant Tedavisinde Gözlenebilecek Riskler Nelerdir?

Ağız içi ya da dışı tüm cerrahi işlemlerde gözlenebilecek risklerin ötesinde bir risk söz konusu değildir. Bunlar erken dönemde enfeksiyon ve alerji, protezlerin tamamlanmasından sonraki geç dönemde ise yetersiz ağız temizliğine bağlı iltihaplanmalar şeklinde ortaya çıkabilir. Özellikle erken dönem iyileşmesi sırasında sigara kullanmak enfeksiyon riskini arttırmaktadır.

İmplant Tedavisi Hangi Vakalarda Ne Avantajlar Sunar?

a) Alt çenede tamamen dişlerini kaybedip protez taşıyan hastalar: 

Bu hastalar protezin hareketine bağlı olarak sürekli ağrıdan (vuruk) ve iyi çiğneyememekten şikayetçidirler. Bu şikayet zaman içinde proteze destek olan kemik dokunun erimesi ile daha da artar hale gelir. Bu tip hastalarda implant tedavisi yukarıdaki tüm şikayetleri ortadan kaldırdığı gibi kemiğin erimesini de durdurmaktadır.

 

b) Üst çenede tamamen dişlerini kaybedip protez taşıyan hastalar: 

Üst protezler alt çene protezlerine oranla daha stabil olsalar da protezin damağı kapatan tasarımı tat alma duygusunu azaltıp mide bulantısına neden olabilmektedir.

c) Alt ya da üst çenede dişlerinin bir kısmını kaybetmiş hastalar: 

Bu hastaların şikayeti kancalarla tutunan protezin çirkin görüntüsü ya da köprü yapılabilmesi için sağlam dişlerini kestirme zorunluluğu olarak sayılabilir.

d) Tek dişini kaybetmiş hastalar: 

Bu hastalar tek bir dişin restorasyonu için en az komşu iki dişi feda etmek zorunda olan hastalardır. Tek bir implant’ın yerleştirilmesi komşu dişleri kurtardığı gibi daha fonksiyonel sonuçların ortaya çıkmasına da neden olur.

İmplant Tedavisinin Dezavantajları Nelerdir?

• Yüksek fiyat

• Çok özenli ve zaman ayrılarak yapılması gereken ağız temizliği işlemi

İmplant Tedavisinin Avantajları Nelerdir?

• Daha iyi çiğneyebilme - Her istediğini yiyebilme

• Daha iyi estetik görünüm

• Özgüvenin geri kazanılması ile daha mutlu bir sosyal hayat

• Her şeyi yiyebilmeye bağlı olarak daha sağlıklı ve dengeli beslenme

İmplant Muayenesinde Neler Yapılacak?

Bu muayene sırasında tedaviye uygun bir hasta olup olmadığınızın ortaya çıkması için implant’ları yerleştirecek, üzerinin protezini yapacak ve daha sonraki periyodik dişeti bakımını üstlenecek uzman hekimlerin sizi muayene etmesi en doğru yöntemdir. Bu muayene sırasında sizden genel sağlık durumunuz hakkında bilgi alınacak ve gerekli görülürse birtakım tahlilleri yaptırmanız istenebilecektir.

Bu aşamada ayrıca çeşitli röntgen incelemeleri ve ağzınızın modellerinin elde edilmesi gerekebilecektir.

Bütün İmplantlar Başarılı Mı?

İmplant yerleştirme kararına varırken göz önünde bulundurulması gereken birçok faktör vardır.  Öncelikle hasta sağlıklı olmalı, hastanın iyileşme gücü olmalıdır.  Örneğin hasta, kontrol edilmeyen şeker hastası ise yarı-iyileşme komplikasyon yaratabilir.  Bu hastalık implant’ ların yerleştirilmesi tamamlandıktan sonra gelişirse de implant’ ların gelecekteki durumlarında komplikasyonlara yol açabilir.  Ayrıca hasta muayene edilmeli, hastaya uygun implant ve implant’ ı yerleştirme yöntemi özenle seçilmelidir.  İmplant’ lar diş hekimi tarafından özenle yerleştirilip bakılmasının yanı sıra hastadan da özel ilgi görmelidir.  Diş hekimi veya hasta implant’ lara iyi bakamazsa komplikasyonlar ortaya çıkabilir.  Bunların yanı sıra sigara içen ve fazla alkol kullanan hastalarda implant’ ların başarısı etkilenmektedir.

İmplant’ ların Ömrü Ne Kadar?

İmplant’ ların ağızda otuz yıl kadar sorunsuz kaldığı görülmüştür.  Fakat implant’ lardan ortalama beklenti bundan kısadır.  İmplant’ ın ömrü bir çok etkene bağlıdır.  Hastanın sağlığı ve implant’ ların iyi bakımı bunların ikisidir.  Sonuçta implant’ lar bir ömür boyu kullanılabilirler.  Ömürlerini etkileyen birçok etkeni ve sizin risklerinizi diş hekiminiz size açıklayacaktır.

İmplant Yapma Kararında Yaşlılık Etken Faktör Mü?

Hayır.  Sağlık yaştan çok daha önemli bir faktördür.  70-80’ lerindeki birçok hastanın cerrahi riskleri daha genç fakat sağlık sorunu olan hastalardan daha azdır.  Ayrıca daha yaşlı kişilerin implant’ a ihtiyacı gençlerin ihtiyaçlarından daha olasıdır çünkü yaşlılarda daha çok diş kaybı olmuştur.

İmplantların Vücut Tarafından Reddedilme Riski Var Mı?

İmplant’ lar organizma için herhangi bir yan etkisi olmayan maddelerden yapılmış ve yıllardır yoğun araştırmalara tabi tutulmuştur.  Bu maddeler genellikle titanyum gibi metaller ve hiç bir zaman canlı bir organizmanın parçası olmayan benzeri diğer maddelerdir.  Vücudun bunlara karşı antigen üretip kalp ve böbrek transplantlarında olduğu gibi reddetmesi mümkün değildir.

Kanser Riski Var Mı?

Tıbbi literatürde implant’ ların kansere neden olduğunu gösteren hiçbir bulguya rastlanmamıştır.

İmplant’ lar Kozmetik Amaçlarla Kullanılır Mı?

İmplant’ lar genelde kozmetik nedenlerle kullanılmazlar.  İmplant’ ların kullanılmasındaki amaç protez dişlere dayanak vermektir.  Protez dişler kullanarak kozmetik düzeltmeler yapılabilir fakat böyle bir tedaviye başlamadan önce beklentilerinizi tamamı ile diş hekiminize danışmalısınız.

İmplant’ ların Başarısı Garantili Mi?

Ağzınıza giren ve sizin kontrolünüz altında olan hiçbir şey için garanti vermek mümkün değildir. Bir organ nakli veya kalp ameliyatı sonrasında sağlık durumunuzun ne ölçüde garantili ise implant uygulamaları içinde aynı durum geçerlidir.

İmplant Yerleştirilmesi Ne Kadar Zaman Alıyor?

Bu süre, durumunuz, ihtiyaçlarınız ve yapılacak işlere bağlıdır.  Bir tek ameliyat yarım saat ile bir kaç saat arası sürebilir.  Bütün bir tedavi bir ameliyatla da bitebilir, bir dizi ameliyat ve randevu da gerektirebilir.  İyileşmenin tam olması aylar alabilir.


        İmplant Öncesi Sonrası

Diş Beyazlatma (Bleaching)

Diş beyazlatma; hidrojen peroksit veya türevi maddelerin dişin tabakalarına nüfuz etmesi ile yapılan ağartma işlemidir.

Diş beyazlatma işlemi iki temel şekilde yapılır,

1. Home Bleaching(evde yapılan beyazlatma): dişlerinizin ölçüsü alınarak şeffaf yumuşak bir plak hazırlanır. hekiminizin uygun gördüğü jel şeklindeki bleaching maddesi plağa konularak ağıza uygulanır.7-15 günlük kullanımdan sonra kontrol edilerek istenilen beyazlık elde edilinceye kadar uygulanır. Günde 2-8 saatlik uygulamanın gece uyku süresince yapılması tavsiye edilir.

2.Office Bleaching(muayenehanede yapılan beyazlatma): Klinik şartlarında hekimin 2-3 seansta ,ışınlı yada kimyasal olarak uyguladığı beyazlatma şeklidir.

Ne Zaman Uygulanır?

  • Herhangi nedenle dişlerin bir veya birkaçının sarı, gri, kahverengi olduğu durumlarda,
  • Kanal tedavi sonrası grileşen cansız dişlere,
  • -Antibiyotik kullanımı kaynaklı lekeler,
  • Gelişim defektlerine ve mine demineralizasyonuna bağlı lekelenmelerde, uygulanır.

Uygulama Öncesi Yapılması Gerekenler

  • Diş ve dişetlerinde gerekli tedaviler yapılmalı
  • Nikotin, kahve, çay gibi lekeler temizlenmeli
  • Mine defekti olan veya aşınmış dişler doldurulmalı

Uygulama Sırasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Beyazlatma işlemi sırasında veya sonrasında sıcak soğuk hassasiyeti oluşabilir. Geçici bir olaydır, zarar vermez. Doğru zaman ve ilaç konsantrasyonu kullanıldığı takdirde zamanla ortadan kalkacaktır. Gerekli durumlarda flor uygulaması yapılır.
  • Beyazlatma jeli uygulandığı dönemlerde kahve, çay, sigara gibi renk verici maddelerin kullanılması sakıncalıdır.

Etki Süresi

 

Uygulanan tekniğe ve konsantrasyona göre değişen etki süresi genellikle kalıcıdır. Bunun devamlılığını sağlamak amacıyla; 6 ayda bir home bleaching yapılarak pekiştirme tedavisi uygulanabilir.

Dişlerde Kanal Tedavisi

Kanal tedavisi hasar görmüş dişlerin korunmasında yardımcıdır. Pulpa (sinir, kan, lenf damarlarını içeren dişin içindeki yumuşak tabaka), kendini tamir edemeyecek derecede hasar gördüğünde pulpa ölür. Genellikle buna, kırık dişlerdeki veya derin çürüklerdeki bakteriler sebep olur. Bakteriler dişin özünde iltihaba yol açar. Hasar görmüş veya hastalanmış pulpa çıkarılmazsa diş ve çevresindeki dokular enfeksiyona maruz kalır ve sonunda dişinizi tamamen kaybedebilirsiniz.

Önceki yıllarda hastalanmış yumuşak diş tabakasıyla karşılaşıldığında tek çözüm çekim iken, günümüzde bu dişleri tedavi etmek mümkündür.

Derin çürük ve çatlak dolayısıyla pulpanın kendini iyileştiremeyeceği durumlarda diş canlılığını kaybeder, enfeksiyon bütün dişe yayılabilir. Kanal tedavisi yapılmazsa enfeksiyon kök ucundaki dokulara kadar ulaşabilir. Dişi çevreleyen çene kemiği de iltihaplanarak aşınır. Meydana gelen bu boşlukta abse oluşur. Bu tabloya ağrı ve şişlik de eşlik eder ve diş kısa zamanda kaybedilir.

Kanal tedavisinin aşamaları;

  • Öncelikle ağrısız ve acısız bir tedavi olması için dişe anestezi yapılır.
  • Daha sonra çürük temizlenip, dişin özüne ulaşılınca hastalıklı ve yumuşak doku çıkarılır. Sinir ve doku artıkları temizlenir.
  • Kök ucuna kadar diş kanalına şekil verilir. Gerekirse bazı ilaçlar uygulanarak iyileşme hızlandırılabilir.
  • Seanslar arasında diş iyileşene kadar geçici dolgu maddeleriyle dişin üzeri kapatılır. İltihabın üremesinin durduğu anlaşıldıktan ve kök ucundan iltihap gelmesi sona erdikten sonra kanal içerisi özel bir dolgu maddesiyle, kök ucuna kadar doldurulur.
  • Bazı vakalarda bu seanslara hiç gerek olmayıp tek bir seansta da kanal tedavisini sağlıklı bir şekilde kanal tedavisini bitirmek mümkündür.

Eğer diş tekrar enfekte olmazsa ve çürümesini önleyici tedbirler alınırsa, ömür boyu bu dolgu kullanılabilir. Düzenli diş hekimi kontrollerinizde enfeksiyonun başlangıcını yakalayabilirsiniz. Ayrıca çok iyi bir ağız bakımı ile de dişin tekrar çürümesi önlenmelidir.

Diş Hastalıkları ve Tedavisi

Diş eti hastalıklarına neden olan diğer unsurlar nelerdir?

Periodontal hastalıkların ana nedeni bakteri plağı olmakla beraber, diğer unsurlar da dişetlerinizin sağlığını etkileyebilir

Beslenme biçimi ve tütün kullanma ağız sağlığınızı etkilemektedir. Ayrıca, stres vücudun hastalıklardan korunma kabiliyetini etkileyebilir. Tütün kullananlar, kullanmayanlara göre, dişetlerini daha fazla tahriş etmektedirler. Lösemi, AIDS gibi vücudun savunma sistemini etkileyen hastalıklar dişetlerinin durumunu daha kötü bir hale getirebilir. Kişilerin enfeksiyona çok açık olduğu, kontrol altında olmayan diyabet gibi durumlarda dişeti hastalığı genellikle çok daha şiddetlidir ve kontrol altına alınması daha güçtür.

Hamilelik sırasındaki hormon değişimleri, dişetlerinin daha kırmızı, bakteri plağına karşı daha duyarlı bir hale gelmesine neden olur. Erken safhalarında bulunan var olan bir dişeti hastalığı özellikle hamilelik döneminde daha da şiddetlenebilir.

Doğum kontrol hapları, antidepresanlar ve bazı kalp ilaçları ağız sağlığınızı etkileyebilir. Genel sağlığınızdaki en küçük değişimleri diş hekiminize bildiriniz. Dişeti hastalıklarından nasıl korunabilir?

Diş hekimine düzenli gidilerek kontrollerin yaptırılması son derece önemlidir. Günlük ağız bakımı diş taşlarının oluşumunu en az seviyede tutmakla beraber tamamen önleyememektedir. Bir diş hekimi tarafından yapılacak diş taşı temizliği; sizlerin diş fırçası, diş ipi ile temizleyemediğiniz bölgelerdeki sertleşmiş diş taşlarının ortamdan uzaklaştırılmasını sağlar. Diş taşlarının kaldırılmasına diş taşı temizliği ismi verilmektedir. Diş hekiminizin sizin özel gereksinimlerinize göre kişisel bir ağız bakım planı yapabilir. Bu programla dişleriniz ile dişetlerinize zarar vermeksizin diş fırçalamayı ve diş ipi kullanmayı uygulayabilirsiniz.



  • Hekimlerimiz


    Ağız ve Diş Sağlığı



    Ağız ve Diş Sağlığı



    Ağız ve Diş Sağlığı



    Ağız ve Diş Sağlığı



    Ağız ve Diş Sağlığı



    Ağız ve Diş Sağlığı



    Ağız ve Diş Sağlığı



    Ağız ve Diş Sağlığı